Blog

Sümer Tabletlerinde Anunnakiler

Anunnakile, Sümer tabletleri ve Enki
Sümer Tabletleri

MÖ. 4000 yılında yazıldığı tahmin edilen Sümer tabletlerinin bir bölümde şu anlatılır. Neburi gezegeninin atmosferi bozulmuştur. Buna bağlı olarak gezegenin iklim şartları da bozulmuştur. Gezegenin atmosferinin yeniden düzelmesi için altın gerekmektedir. Sonra gezegendeki bir grup araştırmışlar ve altının dünyada olduğunu bulmuşlardır. Gezegende yaşayan topluluk içerisinden bir grup altını almak için dünyaya gelmiştir. Dünyaya gelen bu gruba “Anunnakiler” denmektedir.

Fakat Anunnakiler yeterli sayıda değillerdi.  Dünyada buldukları altını alabilmek gezgenden gelen işçiler kullanıldı. Ancak bir süre sonra bu işçiler çalışmak istemedi ve ayaklandılar. Büyük Kral Anu Bilim Adamı olarak tabir ettikleri Enki’ye kili ve çamuru kullanarak insanı yatmasını emretmiş.

Sonra birçok denemenin ardından çamurdan “Adam (Âdem)” yaratmışlar. Yaratılan bu yeni insanın çoğaltmak için Anunnaki kadınları kullanılmış ve birçok insan doğurmuşlar. Bu seferde Anunnaki kadınları bu doğurma olayına itiraz etmişler ve Enki ye bu durumu düzeltmesi için çalışma yapmasını söylemişler. Enki de insanı kendi doğurabilecek şekilde yeniden düzenlemiş. Ve bundan sonra bildiğimiz insan soyu türemiş. Ancak Anunnakilerden türeyen bu nesil Nuh tufanı ile yok edilmiştir.

Nuh ile birlikte kurtulan bir grup bu günkü insan neslini oluşturmuştur. Ayrıca Anunnakiler’in halen dünyamızda olduğunu ve tarihin her döneminde insanlarla iletişimde olduklarını savunan bir görüş te mevcuttur. Örneğin, Asur kralı Sanherip’in İstanbul Arkeoloji müzesinde bulunan bir yazıtında Anunnakiler ile iletişimde olduğuna dair bilgiler veriri.

Anunnakilerin insanlarla teması

Yazıtta Sanherip; “ulu bir varlığın kendisine çok gelişmiş üstün bir silah verdiğini ve bu silahla tüm dünyayı dize getirdiğini yazar.” Yine buna paralel olarak Siloam yazıtlarında da; “Asur kralı Sanherip her yeri işkâl etti ve Kudüs kapılarına dayandı. Tam bu sırada gökyüzünde melekler inip Sanherip’in 180 bin askerini öldürdü” der.  

Anunnakiler,Sümer Tabletleri,Enki

Neburi gezegeni Güneş sisteminin 10. Gezegenidir. Günümüzdeki çalışmalar güneş sistemimizin son halkasında bir gezegen daha bulmuşlardır. Planet X adı verilen bu gezegen güneş sistemimizin en son halkasında yer almaktadır. NASA da Prof. Olarak görev yapan Mike Brown bu yeni gezegen hakkında çok detaylı açıklamalar yapmıştır. Yine Berlin Devlet Müzesinde, üzerinde güneş ve 10 gezegenin bulunduğu 4600 yıllık bir tablet sergilenmektedir.

10. Gezegenin önemi

Günümüzde bu 10. Gezegenin bulunmasının önemli bir yeri vardır. Çünkü Sümer tabletlerine göre bu gezegende hayat vardır.  Yine Sümer kral listelerinde anlatıldığına göre, Anunnakilerin dünyamıza Büyük Nuh Tufanından “120 şar” önce geldikleri belirtilmektedir. 1 şar 3600 yıl demektir. Buna göre basit bir hesapla Anunnakiler 443 bin yıl önce dünya ya gelmişlerdir. Kesin olmamakla birlikte Neburi gezegeni Güneş etrafında bir turunu 3600 yılda tamamlamaktadır. Dolayısıyla bu Anunnakiler için 3600 yılın bir yıl olması anlamına gelmektedir ve ömürleri oldukça uzundur. Ayrıca güneşten uzaklaştıkça ömrün uzadığı da tahmin edilmektedir. Sonuçta insan metabolizması dünya için 365 gün turuna 1 yıl demekte ve ona adapte olmaktadır. Şayet Marsta yaşamış olsaydık bir yılımız 687 gün olacak ve vücudumuz buna göre uyumlanacaktır. Dolayısı ile ömür uzamış olacak.

Bunun yanı sıra, insanlardaki Negatif (-) kan gurubunun Anunnakilerden geldiğine inanan bir görüş te mevcuttur. İnsanlık tarihinin başlarında kan grubunun sadece pozitif olduğu tahmin ediliyordu. Anunnakilerin insanlarla birleşmesi sonucunda Negatif kan grubunun ortaya çıktığı tezi üzerinde ciddi araştırmalar mevcuttur. Yine Anunnakilerin halen dünyada oldukları, insanlarla iç içe yaşadıkları bedenlerinin insan bedeni ile tıpatıp aynı olduğu gibi iddialar da önemli bir yere sahiptir.

Ayrıca Neburiden gelen bu uzaylıların 12 sarmallı DNA yapısına sahip oldukları, bu nedenle yüksek frekanslarda titreşimlere sahip oldukları için istedikleri zaman zamanda yolculuk yapabildikleri, ve insanı kendilerinden ayırmak için çift sarmallı DNA yapısı olarak tasarladıkları da geliştirilen teoriler arasında yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir